Mal sevgisinin çirkinliği

Aziz Müslümanlar!

Dünya hayatı bir imtihan alanı, sahip olduğumuz her şey de bir imtihan vesilesidir. Rabbimizin: “Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır” (Teğâbün,  15) buyruğu bu gerçeği açıklar.

İslâm, zenginliği, mal edinmeyi ve varlıklı olmayı kınamamış aksine övmüş ve teşvik etmiştir. Ancak para ve mal biriktirme sevgisinin kalbe yerleşerek insanı köleleştirmesine karşı çıkmış ve bunu çok çirkin bir davranış olarak görmüştür.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Mallarınız da çocuklarınız da sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Bunu yapanlar mutlaka hüsrana uğramışlardır” (Münâfıkun, 9)

 Bu konuda Resûlullah (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: “Mal ve makam sevgisinin, müminin dinine vereceği zarar; iki aç kurdun, koyun sürüsüne vereceği zarardan daha fazladır.”

Aziz Müslümanlar!

Kim ki, malını ve çocuklarını Allah katındaki sevabın üzerine tercih ederse, o açıkça çok büyük bir zarara uğramış ve kaybedenlerden olmuştur. Allah Teâlâ bu konuda bizi şöyle uyarmaktadır: “Çokluk yarışı, sizi oyaladı” (Tekâsür, 1).

 Evet, bu gün dünyevileşme zirve yapmış durumdadır. Haram-helal demeden mal ve servet biriktirme yarışına girenler, bu yarışta adeta her yolu mubah görmekte ve her şeyin değerini madde ile ölçmektedirler. Nerede ise insanlar ücret ödenmediği için birbirine selam vermez duruma gelmişlerdir.

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

            “Sizden sonra bir kavim gelecek, dünyanın güzelliklerini seçecekler ve yiyeceklerin çeşitlilerini yiyeceklerdir. Atın bakımlısına (pahalı arabalara)ve çeşitlerine bineceklerdir. Kadınların (zahirî güzellik bakımından) en güzellerini nikâh edecekler. Elbiselerin en güzellerini ve çeşitlerini giyeceklerdir. Onların, az ile doymayan karınları, çoğa kanaat etmeyen nefisleri vardır. Dünyaya dalmışlar, sabah akşam dünyaya başvururlar. Dünyayı, mabutlarından başka mabut, rablerinden başka rab edinmişlerdir. Dünya işlerine dalarlar, hevâ-i nefislerine tâbi olurlar. O zamana yetişen, sizin zürriyetlerinizin zürriyetlerine, haleflerinizin haleflerine Muhammed b. Abdullah’dan bir azimet ve emirdir ki, onlara selâm vermesin, onların hastalarını ziyaret etmesin. Cenazelerinin kaldırılmasına katılmasın. Büyüklerine hürmet etmesin. Aksi halde bunu yapan bir kimse İslâm’ın yıkımına yardım etmiş olur” (Teberânî, M. Kebir, 8, 107; Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya, 6, 90).

            Allah Resulünün uyardığı bu musibet maalesef bu gün ortaya çıkmış gibidir. İnsanlar yeme-içmeden, giyim kuşama, lüks arabalardan geniş ve pahalı evlere her yerde israfta yarışmaktadırlar.

Bir kişi Resûlullaha (s.a.v.) : “Ey Allah’ın Resulü! Ben neden ölümü sevmiyorum?” diye sordu.

            Resûlullah (s.a.v.): “Senin beraberinde mal var mıdır?” buyurdu.

Adam:  “Evet ya Resûlullah vardır” dedi.

Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “O halde evvelâ malını ver! Çünkü mümin bir kimsenin kalbi malıyla beraberdir. Eğer malını kendisinden evvel âhirete gönderirse, gerisinden gidip malına yetişmeyi sever. Eğer malı geride bırakırsa, malıyla beraber geride kalmayı sever” (İbni Mübarek, K. Zühd, 634.).

Yine Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kul öldüğü zaman, melekler: ‘Kendisinden evvel neyi gönderdi?’ diye sorarlar. İnsanlar ise: ‘Arkasında neyi bıraktı?’ diye sorarlar.”

“Sakın gayrimenkul, arazi (gönül bağlamak suretiyle) edinmeyiniz ki, dolayısıyla dünyayı sevmiş olursunuz (sizi Allah’ı anmaktan alıkoyar)” (İbni Ebi Şeybe, el-Musannef, 35851).

Aziz Müslümanlar!

  Cimrilik tedavisi güç bir hastalıktır. Cimri, ne kadar varlık sahibi olursa olsun kendini yok, yoksul hisseder. Para biriktirmeyi, mal-mülk edinmeyi hayatının en büyük gayesi olarak görür. Malını, parasını yemekten ve yedirmekten hoşlanmaz. Resûlullah (s.a.v.) bu gibilerini şöyle uyarıyor: “Âdemoğlu ‘benim malım, benim malım’ der. Acaba yiyip bitirdiğinden, giyip eskittiğinden, sadaka verip tükettiğinden başka malı var mıdır?” (Müslim, 2958).

İslâm, cimrilik kadar insanın sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı bir biçimde tüketmesi manasına gelen israfı da haram kılmıştır. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez” (A‘râf, 31).

“Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimette cimrilik gösterenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onlar için kötüdür. Cimrilik ettikleri şey kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan haberdardır” (Âl-i İmrân, 180).

Mustafa Kasadar