Bu lanet kime?

Adnan Öksüz

4-10 Mayıs 2020 tarihleri Vakıflar Haftası idi…
Korona dolayısıyla her seneki kadar konuşulmadı, etkinlikler yapılamadı, hafta dolayısıyla…
Ama şunu konuşmak ve konuşmak da yetmez düşünmek ve tefekkür etmek zorundayız;
-Vakıflar, vakfiyeler gerçekten de ruhuna uygun olarak kullanılıyor mu?
Mesela, Ayasofya Camisi ve vakfiyesi…
İstanbul fatihi, cennetmekân Sultan Mehmet Han, Ayasofya Camisi’nin ve vakfının korunmasına ilişkin yayınladığı vakfiyesinde şu ifadelerde bulunuyordu:
* “Allah’ın yarattıklarından Allah’a ve O’nun rüyetine iman eden, ahirete ve onun heybetine inanan hiçbir kimse için, sultan olsun melik olsun, vezir olsun bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun hâkim veya mütegallib (zalim ve diktatör) olsun, özellikle zalim ve diktatör idareciler tarafından tayin olunan, fâsid bir tahakküm ve batıl bir nezaret ile vakıflara nazır ve mütevelli olanlar olsun ve kısaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyir ve tebdil eylemek, vakfı ihmal edip kendi haline bırakmak ve fonksiyonlarını ortadan kaldırmak asla helal değildir!”
* “Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen batıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinden taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse veya şer’i şerife aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey talep ederse, kısaca batıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâp eylemiş olur.”
* “Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerlerine olsun. Ebeddiyyen cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebeddiyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.”
***
Cennetmekân Fatih Sultan Mehmet Han, Ayasofya Camii’nin ve vakfının korunmasına ilişkin bu sert hükümleri koymuş vakfiyesine.
Bu sadece birisi…
Peki, ya diğer vakıflar…
Türkiye’de vakıflar aslına uygun olarak kullanılıyor mu, sahi?
Burada ‘ihlal’leri saymaya başlasak sayfalara sığmaz…
BİR SORU, BİR RİCA, BİR TEMENNİ!
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir TV kanalında, canlı yayında, “Galata Kulesi bir Ceneviz kulesi aslında. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u işgal ettikten sonra Fatih Sultan Mehmet Vakfı’nı kuruyor!” dedi.
* Yanlış mı biliyorum, Mehmet Nuri Ersoy bu ülkenin ‘kültürü’nden sorumlu isim değil mi?
* Ve kaçırmış olabilirim, Bakan Mehmet Nuri Ersoy, bu yaklaşımından dolayı özür diledi mi, acaba?
***
Tam da yazıyı gazeteye yollamak üzere iken bu köşeye kesintisiz katkı verenlerden Abdullah Kara’dan yine bir küçük not geldi. Şöyle ki;
RİCA
Sizden ricam Cumhurbaşkanım,
Arayarak Kültür ve Turizm Bakanı’nı
Sorun ona; “İyi misin, nasılsın?”
Ardından gelin sadede,
Ve değindikten sonra önemine
Emir buyurun ona:
-“Bakanlıkta en görünen yere
Arif Nihat Asya üstadın, çerçeveli
Fetih Marşı asılsın!”
***
Son bir cümle, daha doğrusu temennim; Erbakan Hocanın 29.05.2010, Cumartesi günü İstanbul İnönü Stadyumu’nda “İstanbul Fetih ve Gençlik Günü Konuşması”nı, milligazete.com.tr’den lütfen okuyunuz…
DEMEK Kİ VARMIŞ BİR ÇARESİ!
22 Nisan 2020 tarihinde bu köşede, köyüne gitmek isteyen bir emekli öğretmenin feryadını paylaşmış, ‘Bir çaresi yok mu?’ sorusunu yöneltmiş ve şu satırları ifade etmiştim;
* Tamam, bu korona denen virüs en çok yaşlı insanları etkiliyor.
* Tamam, yaşlılarımız mümkün olduğu kadar izolasyona uygun davransın. Mecbur kalmadıkça kimseyle görüşmesinler, dışarı çıkmasınlar.
* Tamam da, köyüne gitmek isteyen yaşlılarımız için bir şeyler yapılamaz mı? Mesela, köyüne gitmek isteyen yaşlılar bir testten geçirildikten sonra köylerine bir şekilde gönderilemez mi?
***
Hükümet bu çağrıyı duymuş olmalı ki 65 yaş üzeri vatandaşlara köye gitme izni verdi.
Tabii ve elbette belli şartlar çerçevesinde…
Teşekkürler…
MİNARELERDEN ÇAV BELLA MI ÇALINDI!
Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ali Kaya, İzmir’in çeşitli bölgelerindeki bazı camilerin hoparlörlerinden kimliği belirsiz kişilerce Çav Bella marşı çalındığını söyledi ve şu notu iletti;