Erbakan Hoca Azerbaycan ordusuna kaç tank hediye etti? Adnan Öksüz

Erbakan Hoca, 1992 yılında gerçekleştirdiği Türk Cumhuriyetleri ziyaretlerinde hemen tüm konuşmalarında şu iki fonu sürekli anlattı; “Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma Fonu.”
Peki, ama bu fonlar ne anlam ifade ediyordu? Okuyalım mı;
* “Önce iki inancımızı ifade ediyoruz; İslam Birliği ve Adil Düzen. Azerbaycan 70 yıl komünist zulmü altında maalesef kaldı ama çok şükür kurtuldu. Ne yapacak? Faizci kapitalist nizama mı dönecek? Yani, IMF’ye girdik, ne oldu girdik de! İşte biz girdik, ne oldu girdik de? Şu halimize bakın! 60 milyon Türkiye. Türkiye’nin madenleri aynen Azerbaycan gibi, dünyanın en zengin madenleri var. Ama bizim 9 milyon işsizimiz var. Biz toplanan bütün vergileri faize ödüyoruz. Ve Türkiye iflas etmiştir.”
* “Biz bu seyahati inancımızdan dolayı yapıyoruz. Kardeşlerimize gidelim, kardeşlik vazifemizi yapalım. Bu yaşadığımız acı tecrübeye onlar da düşmesinler diye. İslam Birliği kurulacak, hak ve adalet yeryüzünde hâkim olacak. Bu adamların, bu Amerika’nın eline dünya bırakılamaz! Bütün insanlığın saadeti hakkı üstün tutan, kuvveti değil, yeni bir nizamın kurulmasıdır. İnşallah, bizim bütün Müslüman ülkeler, komünizmden kaçıp kapitalizme değil, Adil Düzen’e döneceğiz, halkımıza saadet getirmek için.”
* “İslam Birliği kurulacak, Adil Düzen kurulacak ama halkımız aç ne yapacağız? İşte bunun için biz bir tatbikatın başlaması teklifi ve ricasıyla huzurlarınıza geldik.”
* “Bir yandan gelsin yatırımlar yapılsın. Ama biz iki tane kuruluş istiyoruz. Bunlardan bir tanesi, Asya Kalkınma Fonu. Ekonomik bir kuruluş. Öbürü ise Asya Sosyal Kalkınma Fonu. Yani manevi bir kuruluş. Bütün bu bölgelerdeki camileri yapalım, buralarda İslam’ı öğretecek müesseseleri kuralım. Kendi kültürümüzü geliştirecek müesseseler yapalım. Bu hizmetleri yapacak olan Asya Sosyal Kalkınma Fonu.”
* “Bütün maksadımız, komünizmden doğan bu manevi boşluğu Krishnalara değil, Hıristiyanlara değil bu boşluğun İslam ile doldurulmasıdır. Buna Müslüman ülkelerin imkânı vardır, gücü vardır.”
* “Bakın biz bu sabahleyin kahvaltıda 6 tane tank hediye ettik, Azerbaycanlı kardeşlerimize. Bize dediler ki, 1 tank 2 bin dolardır. 12 bin doları aramızda topladık. Azerbaycan ordusuna 6 tane tank hediye ediyoruz dedik. Aynı şekilde biz camileri de yaparız. Üniversiteleri de kurarız. İslam’ı öğretmek üzere. İşte tüm bunlar için Asya Sosyal Kalkınma Fonu yardımcı olsun istiyoruz.”

YERLİ VE MİLLİ PROJE; ASYA KALKINMA FONU!

Erbakan Hocanın üzerinde ısrarla durduğu fonlardan birisi de Asya Kalkınma Fonu idi. Erbakan Hoca, Türk Cumhuriyetlerinde şu cümlelerle anlattı, Asya Kalkınma Fonu’nu;
* “Üzerinde durduğumuz diğer fon, Asya Kalkınma Fonu. Bu kalkınma fonu ne yapacak? Bu bir organizasyon. Burada bir bina alınacak, içeride İslam aleminin en şuurlu, yüksek derecede uzmanları oturacak. Size yardım etmek üzere…”
* “Asya Kalkınma Fonu’nun, 5 istikameti olacak; bir, iktisadi araştırmalar yapacak. İki, bu araştırmaları projelendirecek. Bir IMF var, Yahudi için çalışıyor, bu da İslam için çalışacak. Sonra, İslam âleminden kim bu yatırımı Azerbaycan’da yapacak? Pakistan’dan mı, Suudi Arabistan’dan mı, Türkiye’den mi? Bu işi yapmış bir müesseseyi tavsiye edecek ve bu işi sen yap diyecek. Ondan sonra bütün bu çalışmaları İslam âlemine tanıtacak. Ve beşinci olarak da bir bankası olacak. Paraların gelmesi, gitmesi için.”
*“Böylece İslam sermayesi Azerbaycan’a gelsin. Bu kuruluş hizmetleri yaparken sizlerle tam bir işbirliği içinde olacak. Yani bir yatırım yapıldığı zaman bu yatırımın yeteri kadar karlı olması için teşvikler lazım. Makinesinden gümrük vergisi alınmayacak mesela. Şu kolaylıklar gösterilecek, vesaire…”
* “Belki bazı kuruluşlara arsası bedava verilecek. Buraya IMF’nin getireceği para bizim paramız. Bizden alıyor, veriyor, kendisi açıktan faiz alıyor. Niçin biz onu devre dışı bırakıp kendi işimizi kendimiz yapmayalım…”
* “Bunun için ciddi araştırma, projelendirme, tatbikat, tanıtma ve bankacılıkla bu hizmetleri Müslümanlar kendileri yapsınlar. Bu projede gaye budur. Bu hizmetler yapılırken maksat istismar etmek, sömürmek değil, Türkiye gibi, bütün halktan alınan parayı faiz olarak elinden alıp götürmek değil, herkes kendi katkısını getirsin, koysun; üretim yapılsın, herkes adilane bir şekilde bölüşsün. Böylece bu kalkınma işine İslam sermayesi yeter.”
* “Bugün yalnız Suudi Arabistan, Kuveyt ve Emaretlerin bankalarında şu anda 40 milyar dolar yatırım parası var, ne yapacağını bilmiyor. Avrupa’da işyerleri arıyor. Hâlbuki çok şükür bizim Müslüman ülkelerimizde; Azerbaycan’da diğer Müslüman ülkelerde ne kârlı yatırımlar var. Niçin biz bunları buraya yatırmayalım da götürüp oralara verelim. Niçin Amerika bizim paramızı elimizden alsın da kendisi açıktan faiz kazansın. Hayır, bunları devre dışı bırakalım. Kendi faaliyetimizi kendimiz gösterelim. İşte Asya Kalkınma Fonu dediğimiz teşebbüsün gayesi budur…”

NEREDEN NEREYE DEDİRTEN SAHNE!

Osmanlı hanedanını ülke dışına sürgüne yollayan, o zamanki adıyla Halk Fırkası, şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) idi.
Aynı siyasi parti, yıllar sonra Osmanlı hanedanı mensuplarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi makamında ağırladı. Üstelik CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Osmanlı hanedanına yönelik övgü dolu cümleleri ile…
İBB’nin İstanbul’a kazandırdığı 540 yıllık Fatih Sultan Mehmet tablosu elbette önemliydi ama bunun da ötesinde, “nereden nereye!” dedirten bir sahneydi orada gördüklerim, kısaca…

***
Fatih Sultan Mehmet tablosu ziyarete dün açıldı. Fatih’teki ana binada… Bu süreçle ilgili ilk haberleri veren, refiklerini atlatan milligazete.com.tr’nin başarısını da unutmayalım…