Yoksun-luk İbrahim Veli

“Ağır” Miras

Son elli yıldan bize kalan miras “ağır”dır! Bu ağırlığı taşımak önce, “makine yapan makine”yi anlamayı gerektirir. Bu fark edilince “fabrika yapan fabrika” olan ağır sanayi de fark edilecektir. Bu mirasa sahip çıkanlar, sadece sosyal yatırımlarla hayatı rahatlatan fakat ülkeyi borca mahkûm eden “müstemleke tipi kalkınma”yı kabul edemez. Daha da önemlisi; bu mirastan yoksun kalmak çok acı!

Bütünüyle Kalkınma

Bölgeler ve fertler arasındaki dengesizlikleri gideren bir kalkınmaya ihtiyaç var. Bunun için belirli bir zümreye değil herkese refah sağlamak gerekir. Bu noktada atılacak adımlar “reel” özellik ister, aksi takdirde “adil bölüşüm ve herkese refah” sağlanamaz. Bu yüzden bugün geldiğimiz nokta; “özel önemi olan projeler”dir. Buradaki önem, ağır sanayi, adil düzen ve yüksek teknoloji bütünlüğü ile yakalanabilir.

Kurtuluş Reçetesi

Eğer bir yerde yoksulluk yaşanıyorsa, bu “yoksunluk” eseridir. Ya fikir yoksunluğu yaşanmaktadır ya da bu fikrin yanında kimse yoktur! Ülkemiz için ikincisi geçerlidir. Ağır bir kalkınma mirasına sahip olduğu halde “iş ve yatırım ortamı”nı geliştiremeyenler “kurtuluş reçetesi”nden yoksun demektir. Bu yoksunluk yüzünden yaşam kalitesi de düşmektedir.

Bu yoksunluğu fark etmek için bak! Önce üretim yapan tesisler özelleştirildi. Sonra eldeki kaynaklar verimsiz yatırımlara aktarıldı. Kaynaklar tükenince geleceği borçlandıran ve istihdam üretmeyen “PPP” yatırımlarına ağırlık verildi. Şimdi de marka kurumlar Türkiye Varlık Fonu’nda teminat gösterilerek ülkemizin “imkânlar seti” harcanmak üzere… Tüketerek “iç göçe dayalı büyüme”nin sonuna gelindi ve tükenerek “yapısal dönüşümün” sınırına varıldı!

Üretim, işi başaracağına inananların heyecanı paylaşmasıyla mümkün olur. Kendi gücü ile kalkınmayı esas alan “yaygın ve süratli kalkınma” adımları benimsenerek reçeteleşir. Ülke ekonomisini zayıflatan israf ve yolsuzluklar engellenerek kaynak oluşturur. Böylelikle, “sektör bazlı” kümeleme ile öncelikli yatırım alanlarında “imalat odaklı, yenilikçi ve üretken” yatırımlar oluşturulur. Bilincin; bilgiyle değil de, eylemle oluştuğu gibi…